|
"Kızın kötü yola saptı. Ya kızını öldürürsün ya da
buralardan çekip gidersin" demişler.Düşünüp taşınan
baba, kızını öldürmeye kıyamaz; ancak köylülerin
yüzüne bakabilmek için Sarıkız'ı gözden uzak tutmak
gerektiğini düşünür. Kızını yanına alan baba,
Kazdağı'nın zirvesine çıkar ve güttükleri kazlarla
birlikte kızını bırakıp geri döner. "Kurt kuş yerse
de gözüm görmesin, yaşarsa da herkesten gizli
yaşasın" demiş. Kazdağı'nda kalan Sarıkız ölmemiş ve
kazlarını gütmeye devam etmiş. Hatta yolunu, izini
kaybedenlere yardımcı olmuş. Bu durum kısa zamanda
babasının kulağına gitmiş.
Kızının ölmediğini
öğrenen baba, Kazdağı'na kızının yanına çıkmış.
Dağda kaz çobanlığı yapan Sarıkız, babasını görünce
sevinmiş, ona yemek ikram etmiş. Yemek sırasında
babası kızından su istemiş. Sarıkız elini uzatarak
kilometrelerce aşağıdaki Güre çayından su alarak
babasına vermiş. Babası kızının ermiş olduğunu
görünce pek sevinmiş.
Sarıkız'ın öldüğü ve
bugün kabrinin bulunduğu yere Sarıkız Tepesi,
babasının öldüğü yere ise Babatepe veya Kartaltepe
adı verilmektedir.
Kültürümüzün en renkli
kaynaklarından olan efsanelerimiz unutulmamak için
çoğu zaman bir maddi ize veya mekana bağlanır.
Sarıkız efsaneleri de böyledir. Kaz dağlarının
zirvesindeki Sarıkız Tepesi ve bu tepenin üzerindeki
kabir, Sarıkız efsanelerinin günümüze kadar ulaşan
izleridir. Şimdi anlatacağımız efsane ise farklı bir
Sarıkız efsanesi olarak dikkati çekmektedir. Ancak
bağlı bulunduğu iz yine aynıdır.
Delikanlının biri
güzeller güzeli bir kıza aşık olmuş. Kız, evlenme
şartı olarak, delikanlıdan gücünü ispatlamasını
istemiş. Bu şarta göre delikanlı sırtına yüklenen
tuz çuvallarını taşımak zorundadır. Delikanlının
sırtına tuz çuvalları yüklenmiş. Yamaçtan
tırmanırken çuvallar dengesini kaybetmiş ve
delikanlı yuvarlanarak göle düşmüş. Tuzlar
ıslandıkça çuvallar ağırlaşmış ve delikanlıyı suyun
derinliklerine çekmiş. Köy halkıbu acıya sebebiyet
verdiği için kıza öfkelenmişler. Ona yumurtalar
atmışlar. Sarı Kız adı da buradan kalmış.
Öfkeleri yatışmayan
köylüler babasına giderek kızını şikayet etmişler ve
onu yok etmesini istemişler. Babası yumurtalara
bulanmış kızını alıp tepeye çıkmış. Kızını
öldürmeden önce abdest alıp namaz kılmak isteyen
baba kızından su bulmasını istemiş. Kız delikanlının
boğulduğu gölün suyundan getirmiş. Su tuzlu olduğu
için babası yeniden tatlı su bulup getirmesini
istemiş. Bunun üzerine kız ayağını yere vurmuş, o
anda yerden bir kaynak suyu fışkırmaya başlamış.
Durumu gören babası kızının ermiş olduğunu anlamış
ve onu öldürmekten vazgeçmiş. Kimsenin zararı
dokunmasın diye de suyun etrafını taş duvarla
çevirmiş.
Kaz dağlarının
zirvesindeki bu kaynak, bugün hala yörede şifalı
olarak bilinmektedir. Ayrıca hem Sarıkız'ın, hem de
babasının öldükleri yerler kutsal sayılmaktadır.
Babasının öldüğü ve bugün kabrinin bulunduğu kabul
edilen yere Kartaltepe veya Babatepe; Sarıkız'ın
kabrinin olduğu tepeye ise Sarıkız Tepesi adı
verilmektedir. Bu tepelerin ermiş bir kız ile
babasına izafe edilmesi ise elbetteki eski Türk
inanışlarındaki dağ kültünün bir yansımasıdır.
Kazdağı'nın zirvesinde
bulunan Sarıkız'ın kabri bugün de yöre halkı
tarafından ziyaret edilmektedir. Her yıl 14-16
Temmuz tarihleri arasında Akçay'da yapılan Zeytin
Festivali'nde Sarıkız da temsil edilmektedir. Ayrıca
Sarıkız'ın kabri başında herkesin dileğini
yazabildiği büyük bir dilek defteri bulunmaktadır. |